ATATÜRK Vecizeleri
Adalet ile İlgili Sözleri :
Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin, devlet halinde varlığı kabul olunmaz.(1920)
?'Zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesi inkâr olunamaz.'' Kuralı adlî politikamızın
temelidir.
(1922)
Adliye ile İlgili Sözleri :
En yeni kanunlarla donanmış olan adliyemizin basireti ve adaleti uygulamak için
gösterdiği dikkat milletin huzur ve nizamını korumağa kâfi ve muktedirdir. (01.11.1929,
T.B.M.M. 3. Dönem 3.Toplanma Yılını Açarken.)
Adliyemizin emin olduğumuz yüksek gücü sayesindedir ki, Cumhuriyet, kaçınılmaz
gelişimi takip edebilecek ve türlü şekil ve türdeki tecavüzlere karşı vatandaşın
hukukunu ve memleketin düzenini koruyabilecektir.
(01. 11. 1930 T.B.M.M. 3. Dönem 4. Toplanma Yılını Açarken.)
...Adliye politikamızda takip edilecek gaye, evvela halkı yormaksızın süratle,
isabetle, emniyetle adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya
ile teması doğal ve zorunludur; bunun için adaletimizin seviyesini bütün medeni
toplumların derecesinde bulundurmak mecburiyetindeyiz. Bu hususları sağlamak için
mevcut kanun ve usüllerimizi bu bakış açılarına göre yenilemekteyiz ve yenileyeceğiz...
(01.03. 1922, T.B.M.M., 3. Toplanma Yılını Açarken.)
Ahlak ile İlgili Sözleri :
...Hiç bir millet yoktur ki, ahlâk esaslarına dayanmadan ilerlesin ...
(24. 12. 1919. Kırşehir Gençler Derneğindeki Hitabe.)
...Tehdit esasına dayanan ahlâk, bir fazilet olmadıktan başka güvene de lâyık
değildir...
(25. 08. 1924, Muallimler Birliği Kongresi Üyelerine.)
Aile Hayatı ile İlgili Sözleri :
...Medeniyetin esası, gelişme ve gücün temeli aile hayatındadır. Bu hayatta fenalık,
muhakkak sosyal, ekonomik, siyasal güçsüzlüğe sebep olur. Aileyi teşkil eden kadın
ve erkek unsurların doğal haklarına sahip olmaları, aile görevlerini başaracak
güçte olmaları gereklidir.
(30. 08. 1924, Dumlupınar'da Konuşma.)
Allah ile İlgili Sözleri :
... Tanrı birdir, büyüktür... (01.11. 1922, T.B.M.M) ... Biliriz ki, Allah dünya
üzerinde yarattığı bu kadar nimetleri, bu kadar güzellikleri insanlar istifade
etsin, varlık içinde yaşasınlar diye yaratmıştır. Ve âzami derecede faydalanabilmek
için de, bugün kâinattan esirgediği zekâyı, aklı insanlara vermiştir...
(17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.)
Anayasa ile İlgili Sözleri :
... Anayasa, milletin tamamıyla arzularını ve meclisin mahiyetini ve gerçek şeklini
gösterir bir kanundur...
(21. 02. 1921, T.B.M.M.)
... Anayasa da, Osmanlı İmparatorluğunun, Osmanlı Devletinin öldüğünü idrak ve
ifade ve onun yerine yeni Türkiye Devleti'nin geçtiğini ilân eyleyen ve bu devletin
hayatının da kayıtsız sartsız hakimiyetin milletin elinde kalmasıyla mümkün olduğunu
ifade eden bir kanundur...
(17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresi Açış Söylevi.)
...Anayasanın asıl ruhu ise kitaplara geçmesinden evvel milletin dimağında ve
vicdanında toplanmış olmasıyla ve ancak bunun ifadesi olmak üzere kurduğu meclise
verdiği gerçek görev ile senelerden beri hükümlerini fiilen uyguluyor olmasıyla
ve en nihayet kanun şeklinde dünyanın gözleri önüne konmasıyla gerçekleşmiştir...
(16. 01. 1923, İstanbul Gazete Temsilcilerine Hitap.)
Anne ile İlgili Sözleri :
Büyük başarılar, değerli anaların yetiştirdikleri seçkin çocukların yardımıyla
meydana gelir. (1923) Kadının en büyük vazifesi analıktır. İlk terbiye verilen
yer ana kucağı olduğu düşünülürse bu görevin önemi gerektiği gibi anlaşılır...
(31. 01. 1923, İzmir'de Halk ile Konuşma.)
Aydınlar ile İlgili Sözleri :
...Aydın sınıfı ile halkın anlayış ve hedefi arasında doğal bir uygunluk olması
lazımdır. Yani aydın sınıfın halka telkin edeceği fikirler, halkın ruh ve vicdanından
alınmış olmalıdır...
(20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma.)
...Aydınlarımız, milletimi en mutlu yapayım der. Başka milletler nasıl olmuşsa
onu da aynen öyle yapalım der. Ama düşünmeliyiz ki, böyle bir teori hiç bir devirde
muvaffak olmuş değildir. Bir millet için saadet olan bir şey diğer millet için
felaket olabilir. Aynı sebep ve şartlar birini mutlu ettiği halde diğerlerini
bedbaht edebilir. Onun için millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü
ilminden, keşiflerinden, gelişmelerinden istifade edelim, ama unutmayalım ki,
asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz.
(20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma.)
... Aydınlarımız içinde çok iyi düşünenler vardır. Fakat genellikle şu hatamız
vardır ki, araştırma ve çalışmamıza zemin olarak çok vakit kendi memleketimizi,
kendi tarihimizi, kendi geleneklerimizi, kendi özelliklerimizi ve ihtiyaçlarımızı
almalıyız. Aydınlarımız belki bütün dünyayı, bütün diğer milletleri tanır, ama
kendimizi bilmeyiz.
(20.03.1923, Konya Gençleriyle Konuşma.)
Bağımsızlık ile İlgili Sözleri :
Tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür.(1922) Biz barış istiyoruz
dediğimiz zaman, tam bağımsızlık istediğimizi herkesin anlaması gerekir.
(1923)
Barış ile İlgili Sözleri :
Türk Barış şartları, Misak-ı Millî'nin ilân edildiği gün olan 28 Ocak 1920 tarihinden
beri bütün cihanca malûmdur. Bu şartlar şu suretle özetlenebilir: Türkiye'nin
millî hudutları içinde siyasî ve iktisadî tam istiklâlinin tasdiki Fransa ile
imzalanan 20 Aralık itilâfı Türkiye'nin, istiklâline hürmet edildikçe barışsever
ve uyuşmacı olduğunu ispat eder.
(11.01.1922, Entransigeant Muhabirine Demeç.)
...Memleketimizin zulmen uğradığı tahribatı imar ve senelerden beri türlü türlü
engeller altında baskı uygulanan ekonomi hayatımızın meşru gelişimini temin ve
fen ve irfan içinde çalışkan bir hayata kavuşturmak barış şartlarımızdır.
(24.10.1922, United Press Muhabiri ile Demeç.)
...Barışı kanla değil, mürekkeple imza etmek istiyorduk.
(23.01.1923, Morning Post Yazarı Grace Ellison'a Demeç.)
Evvelâ, barışsever olduğumuz için barışı arzu ediyoruz. İkinci olarak, devamlı
muharebeler dolayısıyla memleket barışa tanzim ve imara çok muhtaçtır. Fakat barış
olmayacak olursa yine mücadeleye devam edecek ve mutlaka memleket için lüzumlu
olan neticeyi elde edeceğiz...
(16.01.1923, Arifiye'de Konuşma.)
Gerçekte barış bizim için ne kadar faydalı ise, muhataplarımız için de o kadar
faydalı ve lazımdır. Çünkü bundan sonra memleketimizin imar ve ihyası için çalışmak
istiyoruz. Onların da bu lüzumu idrak etmemelerine imkân yoktur...
(22.01.1923, Bursa Şark Sinemasında Halka Konuşma.)
Basın ile İlgili Sözleri :
Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve uyarmada, bir millete
muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, özet olarak bir milletin mutluluk hedefi
olan müşterek istikamette yürümesini teminde başlı başına bir kuvvet, bir okul,
bir rehberdir.(1922) Türkiye basını milletin gerçek ses ve iradesinin doğduğu
yer olan cumhuriyetin etrafında çelikten bir kale meydana getirecektir. Bir fikir
kalesi, zihniyet kalesi. Basın mensuplarından bunu istemek, cumhuriyetin hakkıdır...
(05.02.1924, İzmir'de Gazetecilerle.)
...Cumhuriyet devrinin kendi anlayış ve ahlâkını taşıyan basınını yine ancak
Cumhuriyetin kendisi yetiştirir. Bir taraftan geçmiş devir gazetelerinin ve adamlarının
düzeltilmesi mümkün olmayanları milletin nazarında belirlenirken, öte taraftan
Cumhuriyet basınının temiz ve feyizli sahası genişleyip yükselmektedir. Büyük
ve soylu milletimizin yeni çalışma ve medeniyet hayatını kolaylaştırıp teşvik
edecek işte ancak bu anlayıştaki basın olacaktır.
(2. Dönem 3. Toplanma Yılını Açarken, 1.Kasım.1925.)
Başarı ile İlgili Sözleri :
Milletimiz, tek bir vücut gibi gösterdiği birlik ve gayret sayesinde başarıya
ulaşmıştır.
(Büyük Zafer Hakkında, 4 Ekim 1922.)
Bilelim ki, kazandığımız başarı milletin kuvvetlerini birleştirmesinden ileri
gelmiştir. Aynı başarıları ileride de kazanmak istiyorsak, aynı temele dayanalım
ve aynı yolda yürüyelim.
(1923)
Zafer?'Zafer benimdir''diyebilenindir;başarı?'başarılı olacağım''diye başlayanın
ve ?'başarılı oldum'' diyebilenindir.
(11. 01. 1925, Konya'da Bir Konuşma.)
...Türklerin asırlardan beri takip ettiği hareket, devamlı bir istikameti korudu.
Biz daima doğudan batıya doğru yürüdük. Eğer bu son senelerde yolumuzu değiştirdikse,
itiraf etmelisiniz ki, bu bizim hatamız değildir. Bizi siz mecbur ettiniz. Bu
değişiklik gelip geçici ve istemeksizin oldu. Takdir etmelisiniz ki, doğuda ikâmetgâh
seçimine mecbur olduğumuz için, ırkımızın beşiği ile alâkadar olması nedeniyle
mümkün olduğu kadar yakın batıda bir ikametgâh seçtik. Fakat vücutlarımız doğuda
ise fikirlerimiz batıya doğru yönelik kalmıştır.
(29.10.1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot'ya Demeç.)
Memleketimizi çağdaşlaştırmak istiyoruz. Bütün çalışmamız Türkiye'de çağdaş,
doyayısıyla batılı bir hükümet meydana getirmektir. Medenîyete girmek arzu edip
de, batıya yönelmemiş millet hangisidir?...
(29.10.1923, Fransız Muhabiri Pernot'ya Demeç.)
Bayrak ile İlgili Sözü : Bayrak bir milletin bağımsızlık alâmetidir. Düşmanın
da olsa hürmet etmek lazımdır.(1922) Boğazlar ile İlgili Sözü : Tarihte birçok
defa münakaşa ve ihtiras vesilesi olmuş olan Boğazlar, artık tamamiyle Türk hâkimiyeti
idaresinde, yalnız ticaret ve dostluk ilişkilerinin gerçekleşme yolu haline girmiştir.
Bundan böyle savaşan her hangi bir devletin savaş gemilerinin Boğazlardan geçmesi
yasaktır.
(01.11.1936, T.B.M.M. 5.Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.)
Cehalet ile İlgili Sözleri :
...Milleti kendi benliğine sahip yapmayan, milleti asırlarca kendi hakkında gafil
bulunduran hep bu cehalettir. Hükümdarların, şunun, bunun, milleti esir gibi,
köle gibi kullanmaları, bütün vatanı kendi özel mülkleri gibi düşünmeleri, hep
milletin bu bilgisizliğinden istifade edilmek sayesinde idi. Gerçek kurtuluşu
istiyorsak, herşeyden evvel, bütün kuvvetimiz, bütün süratimizle bu cehaleti ortadan
kaldırmaya mecburuz...
(21. 03. 1923, Konya, Lise Öğr. ve Öğrencileri ile Konuşma.)
Biz cahil dediğimiz vakit, mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz.
Kastettiğim ilim, hakikatı bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller
çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikatı gören hakiki âlimler çıkar.
(18. 03. 1923, Tarsus'ta Çiftçilerle Konuşması.)
Cezaevleri ile İlgili Sözleri :
...Hapishaneler meselesi pek mühimdir. Durumlarının iyileştirilmesi için kişisel
hürriyeti kaldırılan vatan çocukları ceza sürelerinin sonunda, topluma faydalı
olacak bir üye olarak yetiştirme vasıtalarını temin için İçişleri Bakanlığı uzun
uzadıya araştırma ve istatistikleri yaptı. Mevcut hapishanelerden uygun olanların
ilmî usullere uygun bir surette tamirine ve yeniden hapishaneler yapımına girişmek
için bir inşaat programı düzenlendi...
(01. 03. 1923, T.B.M.M. 4.Toplanma Yılını Açarken.)
Cezaevlerinin terbiye, ıslah ve iş esaslarına göre düzeltilmesi yolundaki hayırlı
faaliyetlerin genişletilmesi cemiyete; doğru yoldan saparak hürriyetini kaybetmiş
olan binlerce vatandaşı faydalı birer uzuv olarak kazandırmaktatır.
(01. 11. 1938, T.B.M.M. 5. Dönem 4. Toplanma Yılını Açarken Atatürk Adına Başbakan
Celâl Bayar Tarafindan Okunan Söylev)
Cumhuriyet ile İlgili Sözleri :
Yeni Türkiye Anayasasının ilk maddelelerini size tekrar edeceğim: Hakimiyet kayıtsız
şartsız milletindir . Yürütme kudreti, yasama yetkisi milletin tek ve gerçek temsilcisi
olan mecliste toplanmıştır. Bu iki kelimeyi bir kelimede anlatmak mümkündür: Cumhuriyet...
(27.09.1923, Neue Freie Preese Muhabirine Verdiği Demeç.)
Cumhuriyet, fikir hürriyeti taraftarıdır. Samimi ve yasal olmak şartı ile her
fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız muhaliflerimizin insaflı
olması lazımdır.
(04. 12. 1923, Tercüman-ı Hakikat Başmuharririne Demeç.)
Bütün dünya bilsin ki, benim için yandaşlık vardır ; Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel
ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi
bunun dışında düşünmek istemiyorum.(1924) Cumhuriyet, ahlâki erdeme dayalı bir
idaredir. Cumhuriyet erdemdir. Sultanlık korku ve tehdide dayalı bir idaredir.
Cumhuriyet erdemli ve namuslu insanlar yetiştirir. Sultanlık korkuya, tehdide
dayalı olduğu için korkak, alçak, sefil, rezil insanlar yetiştirir. Aralarındaki
fark bundan ibarettir.
(14. 10. 1925, İzmir Kız Öğretmen Okulunda Bir Konuşma.)
...Temeli büyük Tük milletinin ve onun kahraman evlatlardan meydana gelen büyük
ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan cumhuriyetimizin ve milletin
ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun izalesi ile helaldar olabileceği
zehabında bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır.
(19.06.1926, Anadolu Ajansına Demeç.)
Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve en akılcı uygulamasını sağlayan yönetim şekli
Cumhuriyettir.(1930) Cumhuriyet, yeni ve sağlam esaslarıyla, Türk Milletini emin
ve sağlam istikbâl yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı
güvenlik itibariyla, büsbütün yeni bir hayatın müjdeleyicisi olmuştur.
(01. 11. 1936, 5. Dönem 2. Toplanma Yılını Açarken.)
Çalışmak ile İlgili Sözleri :
İlk işimiz milleti çalışkan yapmaktır.
(Ocak 1923, Gazetecilere Yaptığı Konuşma.)
Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır ; çalışkan olmak.
Sosyal hastalıklarımızı araştırırsak asıl olarak bundan başka, bundan mühim bir
hastalık keşfedemeyiz. O halde ilk işimiz bu hastalığı esaslı surette tedavi etmektir.
Milleti çalışkan yapmaktır. Servet ve onun doğal sonucu olan refah ve saadet yalnız
ve ancak çalışkan insanların hakkıdır.
(16. 01. 1923 , İstanbul Gazete Temsilcilerine.)
Çalışmak vakti gelmiş, artık çalışmak lazım...Bilhassa gençler çalışmalıdır.
(11. 04. 1923, Vatan Muhabirine Verilen Demeç.)
Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre
bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azamî derecede istifade etmek zorunludur.
(1923)
...Gece gündüz zaten çalışıyorsunuz ; çalışınız, hakikati bütün cihana tanıtalım...
(30. 08. 1925, Daday'da Bir Konuşma.)
Kendiniz için değil millet için elbirliğiyle çalışınız . Çalışmaların en yükseği
budur.
(1935)
Demokrasi ile İlgili Sözü :
Artık bugün, demokrasi fikri, daima yükselen bir denizi andırmaktadır. 20. yüzyıl,
birçok baskıcı hükümetlerin, bu denizde boğulduğunu görmüştür.
(1930)
Devletçilik ile İlgili Sözleri :
...Ekonomik siyasetimizin önemli amaçlarından biri de genel çıkarlarımızı doğrudan
doğruya ilgilendirecek kurumlar ve ekonomik girişimleri malî ve ilmî gücümüzün
elverdiği ölçüde devletleştirmektir. Bu cümleden olarak, topraklarımızın altında
terk edilmiş halde duran maden hazinelerini az zamanda işleterek, milletimizin
yararına açık bulundurabilmek de bu yöntem ile gerçekleşir...
(01. 03. 1922, T.B.M.M. 3. Toplanma Yılını Açarken.)
...Partimizin takip ettiği program, bir yönden tamamıyla demokratik, halkçı bir
program olmakla beraber iktisadî açıdan devletçidir. Bu itibarla partimize dayanmakta
olan cumhuriyet hükümetinin bütün açılardan vatandaşların hayatıyla, istikbâliyle
ve refahıyla ilgilenmesi doğaldır. Halkımız huy olarak devletçidir ki, her türlü
ihtiyacı devletten istemeyi kendisinde bir hak görüyor...
(27. 01. 1931, İzmir'de Fırka Kongresinde Konuşma.)
Devrimler ile İlgili Sözleri :
İnkılâbın kanunu mevcut kanunların üstündedir. Bizi öldürmedikçe, bizim kafalarımızdaki
akımı boğmadıkça, başladığımız inkılâp ve yenilik bir an bile durmayacaktır. Bizden
sonraki dönemlerde de böyle olacaktır.
(1923)
Uçurumun kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca
süren savaş... Ondan sonra, içeride ve dışarda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni
sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler...İşte Türk genel
devriminin bir kısa deyimi.
(1935)
Dış Borçlar ile İlgili Sözü :
...Hükümetimizin her medenî devlet gibi dış borçlanmalar yapması gereği vardır.
Şu kadar ki, ödünç alınan yabancı paralarını şimdiye kadar Babıâli'nin yaptığı
gibi ödemeye mecbur değilmişiz gibi, maksatsız israf ve kullanma ile borçlarımızın
yükünü artırarak mali bağımsızlığımızı tehlikeye atmaya kesinlikle karşıyız. Biz
memlekette, ilerlemeyi, üretimi, ve halkın refahını temin edecek, zenginlik kaynaklarımızı
geliştirecek faydalı borçlanmalara taraftarız.
(01. 03. 1922, T.B.M.M. 3.Toplanma Yılını Açarken.)
Dış Politika ile İlgili Sözleri :
...Dış politika, iç teşkilât ve iç politikaya, dayandırılmak mecburiyetindedir,
yani iç teşkilâtın tahammül edemeyeceği genişlikte olmamalıdır. Yoksa hayâlî dış
politikalar peşinde dolaşanlar, dayanak noktalarını kaybederler...
(17. 02. 1923, İzmir İktisat Kongresini Açış Söylevi.)
...Dış politika bir toplumun iç yapısı ile sıkı sıkıya ilgilidir. Çünkü iç yapısına
dayanmayan dış siyasetler daima mahkûm kalırlar...
(23. 03. 1923, Afyonkarahisar Belediye Meclisi Üyeleriyle Konuşma)
Dışişlerinde dürüst ve açık olan politikamız barış fikrine dayanır .Milletlerarası
herhangi bir meselemizi barış yoluyla halletmeyi aramak bizim menfaat ve anlayışımıza
uyan bir yoldur.
(1929)
Diktatörlük ile İlgili Sözü :
Ben diktatör değilim. Benim kuvvetim olduğunu söylüyorlar ; evet bu doğrudur.
Benim arzu edip de yapamayacağım hiçbir şey yoktur. Çünkü, ben zoraki ve insafsızca
hareket etmek bilmem. Bence diktatör, diğerlerini iradesine boyun eğdirendir.
Ben, kalpleri kırarak değil, kalpleri kazanarak hükmetmek isterim.
(21. 06. 1935, Gladys Baker'e Verilen Demeç.)
Din ile İlgili Sözleri :
... Bizim dinimiz hiçbir vakit kadınların erkeklerden geri kalmasını talep etmemiştir.
Allah'ın emrettiği şey, Müslüman erkeğin ve Müslüman kadının beraber olarak bilim
ve bilgi kazanmasıdır...
(31. 01. 1923, İzmir'de Halk ile Konuşma.)
...Bizim dinimiz en makul ve tabiî bir dindir. Ve ancak bundan dolayıdır ki son
din olmuştur. Bir dinin tabiî olabilmesi için akla, fenne, ilme ve mantığa uyması
lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur.
(31. 1. 1923 İzmir'de Halk ile Konuşama.)
...İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. Eksiksiz dindir. Çünkü
dinimiz akla mantığa, hakikate tamamen uyuyor ve uygun düşüyor... (07. 02. 1923,
Balıkesir'de Halka Konuşma.)
Bizim dinimiz, milletimize değersiz, miskin ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine
Allah da Peygamber de insanların ve milletlerin değer ve şerefini korumalarını
emrediyor.
(5. Şubat 1923 Akhisar'da Konuşma.)
Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır
demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, bunada öyle inanıyorum...
(29. 10. 1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot'ya Demeç.)
Dini fikir ve inançlara hürmetkâr olmak, öteden beri tabiî ve genel bir anlayıştır.
Bunun aksini düşünmek için sebep yoktur.
(11. 12. 1924, Times Muhabirine Cevap.)
Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz
dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini,
millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kaste ve fiile dayanan bağnaz
hareketlerden sakınıyoruz.
(1925)
Dinsizlik ile İlgili Sözleri :
...Bence, dinsizim diyen mutlaka dindardır. İnsanın dinsiz olmasının imkânı yoktur...
Dinsiz kimse olmaz. Bu genelleme içinde şu din veya bu din demek değildir. Tabiatıyla
biz, içine girdiğimiz dinin en çok isabetli ve çok olgun olduğunu biliyoruz ve
imanımız da vardır...
(02. 02. 1923, İzmir, Türkiye'nin Geleceği Üzerine Konuşma.)
Düşman ile İlgili Sözleri:
...Memleketimizde meydana gelen yeni durumun sonuçlarından yabancıları ürküterek
Avrupa'da aleyhimize bir fikir akımı ortaya çıkarmak isteyenler bizim düşmanlarımızdır...
(02. 11. 1922, Le Petit Parisien Muhabirine Bursa'da Verilen Demeç.)
Düşmana merhamet acz ve zaaftır...
(16. 03. 1923, Adana Çiftçileriyle Konuşma.)
Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.
(1936)
Egemenlik ile İlgili Sözü :
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
(20.01.1923)
Eğitim ile İlgili Sözleri :
Eğitim işlerinde mutlaka başarılı olmak gereklidir. Bir milletin hakîki kurtuluşu
ancak bu surette olur.(1922) ...Eğitim ve öğretimde uygulanacak olan usûl, bilgiyi
insan için fazla bir süs, bir zorbalık aracı, yahut medenî bir zevkten ziyade
maddî hayata uygun olmayı sağlayan uygulamalı ve kullanılabilir bir araç haline
getirmektir...
(01. 03. 1923, T.B.M.M. 4. Toplanma Yılını Açarken.)
...Bizim takip edeceğimiz siyasetin temeli evvelâ mevcut cehaleti ortadan kaldırmaktır.
Ayrıntıya girmekten sakınarak, bu fikrîmi birkaç kelime ile açıklamak için diyebilirim
ki, mutlaka bütün köylüye okumak, yazmak ve vatanını, milletini, dinini, dünyasını
tanıtacak kadar coğrafî, tarihî, dinî ve ahlâki bilgiler vermek ve dört işlemi
öğretmek eğitim programımızın ilk hedefidir.
(01. 03. 1922, T.B.M.M., 3. Toplanma Yılını Açarken.)
Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı surette bütün öğrenim derecelerindeki öğretim
ve eğitimlerinin uygulamalı olması mühimdir. Memleket çocukları, her tahsil derecesinde
ekonomik hayatta katkılı, etkili ve muvaffak olacak surette donatılmalıdır. Millî
ahlâkımız, medenî esaslarla ve her türlü fikirlerle artırılmalı ve takviye olunmalıdır.
Bu çok önemlidir; özellikle dikkatinizi çekerim. Korkutmaya dayalı ahlâk, bir
fazilet olmadıktan başka güvene de layık değildir.
(25. 08. 1924, Mualimler Birliği Kongresi Üyelerine.)
Görülüyor ki, en mühim ve en verimli vazifelerimiz eğitim işleridir. Eğitim işlerinde
derhal muvaffak olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu, ancak bu surette
olur. Bu zaferin temini için hepimizin tekcan ve tekfikir olarak esaslı bir program
üzerinde çalışması lazımdır. Bence bu programın esas noktaları ikidir : 1. Sosyal
hayatımızın ihtiyaçlarına uygun olması. 2. Çağdaş gerekliliklere uygun olmasıdır.
(27. 10. 1922, Bursa, Öğretmenlere Hitap.)
Ekonomi ile İlgili Sözleri :
Hiçbir medenî devlet yoktur ki, ordu ve donanmasından önce ekonomisini düşünmüş
olmasın.(1924) ...Ekonomik kalkınma; Türkiye'nin; hür bağımsız, daima daha kuvvetli,
daima daha refahlı Türkiye idealinin, bel kemiğidir...
(01. 11. 1937, T.B.M.M., 5. Dönem, 3. Toplanma Yılını Açarken.)
Endüstri ile İlgili Sözleri :
...Her yeni endüstri eseri, muhitine refah ve medeniyet ve bütün memlekete mutluluk
ve kuvvet vermektedir...
(01. 11. 1936, T.B.M.M., 5. Dönem, 2. Toplanma Yılını Açarken.)
Endüstrileşmek, en büyük millî dâvalarımız arasında yer almaktadır. Çalışması
ve yaşaması için ekonomik elemanları memleketimizde mevcut olan büyük, küçük her
çeşit sanayii kuracağız ve işleteceğiz...
(01. 11. 1937, T.B.M.M., 5. Dönem, 3.Toplanma Yılını Açarken.)
Esaret ile İlgili Sözleri :
Türkiye, esir olarak mahvolmaktansa, son nefesine kadar mücadele ve savaş vermeye
azmetmiştir... (25. 12. 1922, Le Journal Muhabiri Paul Herriot'ya Çankaya'da Verilen
Beyanat.)
...Milletlerin esareti üzerine kurulmuş kurumlar her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar...
(30. 08. 1924, Dumlupınar'da Konuşma.)
...Türk esaret kabul etmeyen bir millettir, Türk milleti esir olmamıştır... (14.
10. 1925, İzmir'de İleri Gelen Memurlarla Bir Konuşma.)
Gençler ile İlgili Sözleri :
Bütün ümidim gençliktedir.(1919) Muhterem gençler, hayat mücadeleden ibarettir.
Bundan dolayı hayatta yalnız iki şey vardır.Galip olmak, mağlûp olmak. Size Türk
gençliğine terk ettiğimiz ve bıraktığımız vicdanî emanet, yalnız ve daima galip
olmaktır ve eminim daima galip olacaksınız... (18. 03. 1923, Tarsus'da Gençlere
Konuşma.)
Gençler ! Cesaretimizi kuvvetlendiren ve devam ettiren sizsiniz. Siz almakta
olduğunuz terbiye ve irfan ile, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir
hürriyetinin en kıymetli örneği olacaksınız. Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir.
Cumhuriyeti biz kurduk ; onu yükseltecek ve devam ettirecek sizsiniz. (30. 08.
1924, Dumlupınar'da Konuşma.)
Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin
aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.(1927) Ey Türk Gençliği ! Birinci vazifen,
Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin
ve istikbâlinin yegâne temeli budur. Bu temel senin en kıymetli hazinendir...
(1927 , Gençliğe Hitabesi.)
Gençliğin çalışkan, duyarlı ve milliyetçi yetişmesi esas dileklerimizdendir.
Gençlik her türlü faaliyetlerinde Cumhuriyet kanunlarına ve Cumhuriyet kuvvetlerinin
usül ve kurallarına uymaya da dikkatli olmalıdır.(1933) ...Sizler, yani yeni Türkiye'nin
genç evlâtları, yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz. Dinlenmemek üzere, yürümeye
karar verenler asla ve asla yorulmazlar. Türk gençliği gayeye, bizim yükselme
idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir. Biz de bunu görmekle bahtiyar olacağız...
(26.03.1937, Ankara'da Tahsilde Bulunan Bursalı Gençlerin Tertib Ettikleri Uludağ
Gecesinde Söylenmiştir.)
Gençler! benim gelecekteki emellerimi gerçekleştirmeyi üstlenen gençler ! Bir
gün memleketi sizin gibi beni anlamış bir gençliğe bırakacağımdan dolayı çok memnum
ve mesudum.(1937)
Güzel Sanatlar ile İlgili Sözleri :
...Yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel
sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini,
yorulmaz çalışkanlığını, doğal zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini,
millî birlik duygusunu sürekli ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek geliştirmek
millî ülkümüzdür. (29. 10. 1933, Ankara Onuncu Yıl Söylevi.)
Güzel sanatların hepsinde, ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi
bilirim. Bu, yapılmaktadır. Ancak burada en çabuk, en önde götürülmesi gerekli
olan Türk musikisidir... (01. 11. 1934, T.B.M.M., 4. Dönem, 4. Toplanma Yılını
Açarken.)
Güzel sanatların her şubesi için Kamutayın göstereceği alâka ve emek, milletin
insanî ve medenî hayatı ve çalışkanlık veriminin artması için çok tesirlidir.
(01. 11. 1936, T.B.M.M., 5. Dönem, 2. Toplanma Yılını Açarken.)
Güzel sanatlarda başarı büyük inkılâpların başarılı olduğunun en kesin delilidir.
Bunda başarı kazanamayan milletlere ne yazıktır. Onlar, bütün başarılarına rağmen
uygarlık alanında yüksek insanlık sıfatıyla tanınmaktan daima mahrum kalacaklardır.(1936)
Halife ile İlgili Sözü : İstanbul'da saltanat ve zevklerinin, çıkarlarının devam
ettirilmesini düşmanların anavatanımızı istila etmek emellerine uydurmakta, onlarla
işbirliği yapmakta, düşman devletlerin her isteğine boyun eğmekte asla tereddüt
göstermeyen, vicdanları sızlamayan, milletimizin hür ve müstakil yaşama azmini
kırma için hainane teşebbüslerden çekinmeyen sultan ve halifelerin artık bu vatanda
asla yeri yoktur ve olamaz. (26. 08. 1925, İnebolu'da Bir Konuşma.)
Halkçılık ile İlgili Sözleri :
Bizim görüşümüz-ki halkçılıktır ? kuvvetin, kudretin, egemenliğin, yönetimin
doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. (17. 07.
1920, T.B.M.M.)
...Zannederim bugün ki varlığımızın asıl niteliği, milletin genel eğilimlerini
ispat etmiştir, o da halkçılıktır ve halk hükûmetidir. Hükümetlerin halkın eline
geçmesidir... (17 .07. 1920, T.B.M.M.)
...Halkçılık, toplumsal düzenin çalışmasına, hukukuna dayandırmak isteyen bir
sosyal sistemdir. Efendiler biz bu hakkımızı korumak, istiklâlimizi emin bulundurabilmek
için genel kurulumuzca, milli kurulumuzca bizi mahvetmek isteyen emperyalizme
karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı milletçe savaşmayı gerekli gören
bir yolu takip eden insanlarız.(1921) İç siyasetimiz de ilkemiz olan halkçılık,
yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası anayasamız ile tesbit
edilmiştir.(1921) Halkçılık teşkilâtı en ufak daireye kadar yaygınlaştırıldığı
takdirde sonucun daha büyük ve verimli olacağına şüphe yoktur. Memleket ve milletin
içinde bulunduğu zorlukları ve harp halini de düşünürsek meclisin çalışmalarının
sonucu ve oradaki başarısını takdir etmemek mümkün değildir. (10. 01. 1922, Vakit
Başyazarı Ahmet Emin İle Mülâkat.)
Harb ile İlgili Sözleri :
Her zamandan daha ziyade inanıyorum ki, harp pahalı bir iştir. Harbin sürüklediği
facialar ve dehşetten üzgünüm. Fakat harp etmeden elimizdeki silahları bıraktığımız
zaman tamamen harap olacağımızı da biliyorum. (Ağustos 1921, Associated Muhabirine
Demeç.)
Derhal şu veya bu sebepler için milleti harbe sürüklemek taraftarı değilim. Harp
zorunlu ve hayati olmalı. Hakiki kanaatim şudur: milleti harbe götürünce vicdanımda
azap duyamamalıyım. Öldüreceğiz diyenlere karşı ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz.
Ama millet hayatı tehlikeye düşmeyince, harp bir cinayettir. (16. 03. 1923, Adana
Çiftçileriyle Konuşma.)
...Bir harp oyunu yapmak suretiyle, vatanın ve milletin yüksek menfaatlerinin
müdafaasını beraber göz önünde bulunduracağız. Bu çalışmamızda son senelerin başarılarla
dolu muharebelerinin, meydan muharebelerinin, cumhuriyet ordusuna ve onun kıymetli
komuta heyetine kazandırdığı tecrübelerin sonucunu inceleyeceğiz. Dünyanın fen
ve sanatta en son gelişmelerini göz önünde bulunduracağız... (15. 02. 1924, İzmir,
Ordu İleri Gelenleri İle Konuşma.)
...Harp, muharebe, nihayet meydan muharebesi yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun
çarpışması değildir. Milletlerin çarpışmasıdır. Meydan muharebesi milletlerin
bütün mevcudiyetleriyle, ilim ve fen sahasındaki seviyeleriyle, ahlaklarıyla,
harslarıyla, hulâsa bütün maddi ve mânevi kudret ve faziletleri ve her türlü vasıtalarıyla
çarpıştığı bir imtihan sahasıdır. Bu sahada, çarpışan milletlerin hakiki kuvvet
ve kıymetleri ölçülür... (30. 08. 1924, Dumlupınar'da Konuşma.)
Eğer harp bir bomba patlaması gibi birdenbire çıkarsa milletler, harbe engel
olmak için, silâhlı mukavemetlerini ve mâlî kuvvetlerini saldırgana karşı birleştirmekte
tereddüt etmemelidirler. En hızlı ve en etkili tedbir, muhtemel bir saldırgana,
saldırının yanına kâr kalmayacağını açıkça anlatacak uluslararası teşkilatın kurulmasıdır.
(21. 06. 1935, Gladys Baker'a Demeç.)
Harf İnkilabı ile İlgili Sözleri :
...Çok işler yapılmıştır, ama bugün yapmaya mecbur olduğumuz son değil, ancak
çok lüzumlu bir iş daha vardır. Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Vatandaşa
kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanseverlik ve milliyetseverlik
vazifesi biliniz... (9/10. 08. 1928, Yeni Yazı İnkılabı Hakkında.)
...Bizim uyumlu, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir;
Asırlardan beri kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak, anlaşılmayan ve
anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bunu anlamak mecburiyetindesiniz...
(9/10. 08. 1928, İstanbul Sarayburnu Parkı, Türk Yazı İnkılâbı Hakkında Konuşma.)
Az zaman sonra, yeni Türk harfleriyle, gözler kamaştırıcı Türk manevî ilerlemesinin
ulaşabileceği güç ve saygının uluslararası düzeyini gözlerimi kapayarak şimdiden
o kadar parlak görüyorum ki, bu manzara beni kendimden geçiriyor. (23. 08. 1928,Anadolu
Ajansı Muhabirine Demeç.)
Büyük milletimizin bir kat daha gelişmesini ve yükselmesini temin edecek olan
yazı inkılâbı... (16. 09. 1928,İstanbul , Belediye Başkanına Demeç.)
...Meclisinizin en büyük eseri olan Türk harfleri, memleketin genel hayatına
tamamen uygulanmıştır. İlk zorluklar, milletin fikir kuvveti ve medeniyete olan
sevgisi sayesinde kolaylıkla yenilmiştir... (01. 11. 1929, T.B.M.M., 3. Dönem,
3. Toplanma Yılını Açarken.)
Hukuk İnkilabı ile İlgili Sözü : Büsbütün yeni kanunlar vücuda getirerek hukukî
esasları temelinden değiştirmek teşebbüsündeyiz. Ve yeni hukukî esaslar ile alfabesinden
tahsile başlayacak bir yeni hukuk neslini yetiştirmek için bu kurumları açıyoruz.
Bütün bu uygulamalardaki dayanağımız milletin anlayış, kabiliyeti ve kesin arzusudur.
Bu teşebbüslerde arkadaşlarımız, yeni hukuku, bizimle beraber, bahsettiğim mahiyette
anlatmış olan güzide hukukçularımızdır. (05. 11. 1925, Ankara Hukuk Fakültesinin
Açılışında Yapılan Konuşma.)
Hükümet ile İlgili Sözleri :
...Hükümetin iki hedefi vardır. Biri milletin korunması, ikincisi milletin refahını
temin etmek... (16.03.1923, Adana İlerigelenleriyle Konuşma.)
Milletlerden ibaret olan toplumlar, birer hükümet teşkili mecburiyetindedirler.
Ama bu mecburiyet toplumun kendini muhafaza etmesi içindir Hükümetlerin kuruluş
gayesi, kavramı, bundan ibarettir... (23.03.1923, Afyonkarahisar Beledîye Meclisi
Üyeleriyle Konuşma.)
Hürriyet ile İlgili Sözleri :
Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerlemenin ve kurtuluşun
anası Hürriyet'tir. (1906, Vatan ve Hürriyet Cemiyetinin Selanik Şubesini Kurarken.)
Hürriyet ve istiklâl benim karakterimdir. Ben milletimin ve büyük atalarım en
kıymetli mirasından olan istiklâl aşkı ile yaratılmış bir adamım .Çocukluğumdan
bugüne kadar ailevi, hususi ve resmi hayatımın her safhasını tanıyanlarca bu aşkım
bilinmektedir. Bence bir millette şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın var
olması ve devam etmesi, mutlak o milletin hürriyet ve istiklâline sahip olmasıyla
mümkündür. Ben şahsen bu saydığım niteliklere çok önem veririm ve bu niteliklerin
kendimde varlığını iddia edebilmek için, milletimin de aynı nitelikler ile donanmış
olmasını şart ve esas bilirim... (22.04.1921, Hakimiyet-i Milliye.)
...Eğer bazen ihtiyatkar hareket ediyorsak, aşırı ölçüde şüpheli davranıyorsak,
bize çok pahalıya malolan hürriyetimizi kaybetmek hususundaki korkumuzdandır.
Bu hürriyetin bir küçük kısmını sakat etmektense, hepsini birden feda etmeyi tercih
ederiz. (29.10.1923, Fransız Muhabiri Maurice Pernot'ya Demeç.)
Irk ile İlgili Sözleri :
Efendiler, bir memleketin, bir memleket halkının düşmandan zarar görmesi acıdır.
Fakat, kendi ırkından büyük tanıdığı ve başlarında taşıdığı insanlardan vefasızlık,
felaket görmesi ondan daha acıdır. Bu kalp ve vicdanlar için unutulmaz bir yaradır.
(11.09.1924, Bursalılarla Konuşma.)
Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı
hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır. (04.10.1932, Dolmabahçe
Sarayı, Diyarıbekir Gazetesinin Sahibine Demeç.)
İlim ve Fen ile İlgili Sözleri :
... İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her millet ferdinin kafasına koyacağız.
İlim ve fen için kayıt ve şart yoktur. (27.10.1922, Bursa Öğretmenlerine.)
...Memleketimizin en ileri, en hoş, en güzel yerlerini üç buçuk sene kirli ayaklarıyla
çiğneyen düşmanı mağlup eden zaferin sırrı nerededir bilir misiniz ? Orduların
sevk ve idaresinde ilim ve fen esaslarını rehber almaktır. Milletimizi yetiştirmek
için asıl olan mekteplerimizin, üniversitelerimizin kuruluşunda aynı yolu takip
edeceğiz. Evet, milletimizin, siyasi, sosyal hayatında, milletimizin fikri terbiyesinde
de rehberimiz ilim ve fen olacaktır... (27.10.1922, Bursa Öğretmenlerine.)
...Bundan sonra pek mühim zaferlere kavuşacağız. Fakat bu süngü zaferi değil,
iktisat ve ilim ve kültür zaferleri olacaktır... (25/26.01.1923, Alaşehir'de Halka
Konuşma.)
Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit
bilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir,
delalettir... (22.09.1924, Samsun Ögretmenleriyle Konuşma.)
Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda elinde ve kafasında
tuttuğu meşale, pozitif ilimdir. (29.10.1933, Onuncu Yıl Nutku.)
İnkilaplar ile İlgili Sözleri :
...Kan ile yapılan inkılâplar daha sağlam olur, kansız inkılâplar ebedileştirilemez.
Fakat biz inkılâba ulaşmak için lüzumu kadar kan döktük. Bu kanlarımız, yalnız
muhabere meydanlarında değil, aynı zamanda memleketin dahilinde de döküldü. Biliyorsunuz
ki Hendek'te, Bolu'da, Konya'da, Yozgat'ta vesair memleketlerimizde bir çok isyanlar
meydana geldi. Ve bunların hepsi bastırıldı. Temenni ederim ki, bu dökülen kanlar
yeterli olsun ve bundan fazla kan dökülmesin... (22.01.1923, Bursa Şark Sinemasında
Halkla Konuşma) Arkadaşlar ; inkılâbımız Türkiye'nin asırlar için saadetini garanti
etmiştir. Bize düşen onu idrak ve takdir ederek çalışmaktır. (11.09.1924, Bursalılarla
Konuşma.)
...Efendiler, vatanın birliğini, hürriyet ve istiklâlini temin eden milletimizi
Cumhuriyet idaresine kavuşturan inkılâbımız; iktisadi refah ve saadetimizi, medeniyet
aleminde lâyık olduğumuz yeri de temin edecektir... (16.09.1924, Trabzonlularla
Konuşma.)
...Bu inkılâp, kelimenin ilk anda ima ettiği ihtilâl anlamından başka, ondan
daha geniş bir değişimi ifade etmektedir. Bugünkü devletimizin şekli, asırlardan
beri gelen eski şekilleri bertaraf eden, en gelişmiş tarz olmuştur. (05.11.1925,
Ankara Hukuk Fakültesinin Açılışında.)
Türk milleti çok büyük olaylarla isbat etti ki, yenilikçi ve inkılâpçı bir millettir.
Son senelerden önceki devirlerde de milletimiz yenileşme yolları üzerinde yürümeye,
sosyal inkılâba teşebbüs etmemiş değildir. Fakat hakiki faydalar görülemedi. Bunun
sebebini araştırdınız mı ? Bu sebep işe esasından, temelinden başlanmamış olmasıdır.
(30.08.1925, Kastamonu'da İkinci Konuşma.)
Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını
tamamen çağdaş ve bütün mana ve biçimiyle uygar bir toplum haline getirmektir.
İnkılâplarımızın asıl gayesi budur... (30.08.1925, Kastamonu'da, 2. Konuşma.)
İrtica ile İlgili Sözleri :
...Hayat felsefesinin garip bir tecellisidir ki, her faydalı ve her yeni şeye
karşı mutlaka bir kuvvet çıkar. Buna bizim dilimizde ?'İrtica'' derler. İşte bu
irticanın imhası için gerekli tedbirleri evvelden almış olmak lazımdır... (18.01.1923,
İzmit'te Halk İle Konuşma.)
Unutmamalıdır ki, milletin hakimiyetini bir şahısta yahut belirli şahısların
elinde bulundurmakta menfaat bekleyen cahil ve gafil insanlar vardır. Hükümdarlar,
kendilerini aslı olmayan bir kuvvetin temsilcisi tanırlar ve bundan zevk alırlar.
Fakat onların etrafındaki menfaatperestler, bunu din kisvesine büründürerek milleti
iğfâle, küçük görmeye çalışırlar. Nitekim şimdiye kadar çalışmışlardır. Nihayet
milletin kulağı bu söylentilerle dolar ve o telkinleri dinin icabı ve gerçeklerin
ifadesi olarak kabul ederler. Bu gibilere gerici ve hareketlerine irtica derler...
(31.01.1923, İzmir'de Halk İle Konuşma.)
İstiklal ile İlgili Sözleri :
Ya İstiklâl, ya Ölüm !(1919) ...Türkiye halkı asırlardan beri hür ve bağımsız
yaşamış ve bağımsızlığı hayatın bir gereği kabul etmiş ve bir milletin kahraman
evlâtlarıdır. Bu millet bağımsızlıktan uzak yaşamamıştır. Yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
(18.06.1922, Claude Farrere Şerefine Verilen Çay Ziyafetinde.)
Kanun ile İlgili Sözleri :
...Kanun koyan insanlar birtakım seçkin özelliklere sahip olmak mecburiyetindedirler.
O özelliklerden birincisi şudur efendiler: Kanun teklif eden, Kanun yapan, kanun
koyan bir insan insanlığın bütün hislerini bütün ihtiraslarını herkesten daha
çok sezer ve bilir. Fakat nefsini herkesten çok va tamamen bütünüyle bunlardan
ayırt etmek kudret ve yeteneğine sahip olmalıdır. Bu seçkin özelliklere sahip
olmayan, insanlar insan topluluğu için kanun yapmak hak ve yetkisinden men edilmiştir.
Efendiler kanunlar hislere dayanarak ve uyularak yapılmaz. (1. 12. 1921, TBMM.)
Günün ihtiyaçlarına uygun kanun yapmak ve onu iyi uygulamak refah ve ilerleme
vasıtalarının en mühimlerindendir.(1925)
Kapitülasyonlar ile İlgili Sözleri :
...Kapitülâsyonların hiçbir kısmında istisnayı kabul etmiyoruz. Adlî, malî veya
askerî kapitülâsyonların hiçbirini tanımıyoruz. (26. 09. 1922, Chicago Tribun'un
İzmir'e Gönderdiği Muhabirine Verilen Demeç.)
Bana Avrupalıların ve bilhassa Fransızların doğudaki yararlarından bahsediyorsunuz.
Her şeyden evvel şurası bilinmek lâzımdır ki, Büyük Millet Meclisi hükümeti kapitülâsyonların
devamını asla kabul etmeyecektir. Şayet yabancı uyruklular eskiden olduğu gibi,
bundan sonra da kapitülâsyonlardan istifade etmeyi düşünüyorlarsa, aldanıyorlar.
Kapitülâsyonlar bizim için mevcut değildir ve asla mevcut olmayacaktır. Türkiye'nin
istiklâli her sahada tamamen ve eksiksiz onaylanmak şartıyla kapılarımız bütün
yabancılara açık kalacaktır... (2.11.1922, Petit Parisien Muhabirine Bursa'da
Verilen Demeç.)
...Millî hududlarımız dahilinde bulunan toprakların bize verilmesinde israr edeceyiz.
Ondan sonra, bu topraklar üzerinde tamamıyla, bağımsız, yani kapitülâsyonsuz bir
Türkiye yaşamasını istiyoruz. İşte bütün istediklerimiz budur... (2.11.1922, Petit
Parisien Muhabirine Bursa'da Verilen Demeç) ...Kapitülâsyonların Türk milleti
için ne derece nefret edilen birşey olduğunu size tarif edemem. Bunları diğer
şekil ve namlar altında gizleyerek bize kabul ettirmeye muvafak olacaklarını planlayan
ve hayal edenler bu konuda pek çok aldanıyorlar. Zira, Türkler kapitülâsyonların
devamının kendilerini pek az vakitte ölüme sevkedeceğini pek iyi anlamışlardır...
(25.12.1922, Le Journal Muhabiri Paul Herriot'a Çankaya'da Verilen Beyanat.)
Komünizim ile İlgili Sözü : Komünizm toplumsal bir meseledir. Memleketimizin
hali, memleketimizin toplumsal şartları, dinî ve millî ananelerinin kuvveti Rusya'daki
komünizmin bizce tatbikine müsait olmadığı kanaatini doğrular bir mahiyettedir...(6.02.1921,
Hâkimiyet-î Milliye.)
Köylüler ile İlgili Sözleri :
Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür. O halde,
herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış olan köylüdür.(1922)
Köylü hepimizin velinimetidir. Bu soylu unsurun refahını düşüneceğiz. (20.07.1931,
Eskişehir'den geçerken. « Zahire ticaretinde ziyan ettiğini » söyleyen Uluçayırlı
Hasan Efendi'ye hitaben söylenmiştir.)
Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın
mesaisi zikretmek imkânı yoktur.(1923)
Kültür ile İlgili Sözleri :
Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür... Kültür, okumak, anlamak, görebilmek,
görebildiğinden anlam çıkarmak, uyanık davranmak düşünmek ve zekâyı eğitmektir.(1936)
...Kültür zeminle orantılıdır. O zemin, milletin seciyesidir. (16.07.1921, Ankara,
Maarif Kongresini Açarken.)
Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey yüksek kültürde ve yüksek fazilette dünya
birinciliğini tutmaktır.(1932) Kültür, tabiatın yüksek verimleriyle mesut olmaktır.
Bu ifade içinde çok şey saklıdır. Temizlik, saflık, yükseklik, insanlık vb. bunların
hepsi insanlık niteliklerindendir.(1936)
Laiklik ile İlgili Sözleri :
Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların
vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir.(1930) Laiklik, asla dinsizlik olmadığı
gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın
gelişmesi imkânını sağlamıştır.(1930)
|